• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

ERZURUM REHBERİ

 

 

 

Hüseyin Çakmak
ckmk25@gmail.com
ENFLASYON SORUNSALI
09/01/2021

Bilindiği gibi yeni bir yıla girdik. 2020'ye elveda derken 2021'e merhaba dediğimiz şu günlerde gündem çok yoğun. Başta Covid-19 olmak üzere işsizlik, geçim sıkıntısı, enflasyon ve faiz artışı bunlardan bazıları. .

Bu haftaki yazımız enflasyon üzerine. Fiyatlar genel seviyesindeki artış olarak adlandırılan enflasyon, hesaplaması biraz karışık olmakla birlikte basitçe açıklayalım. Öncelikle enflasyon dediğimiz fiyatlardaki artış bir sepet üzerinden hesaplanmakta. Yani çok geniş ürün yelpazesindeki genel artışı yansıtmaktadır. Türkiye ‘'de bu ürün sepeti ortalama olarak 400 ürün grubunu kapsamaktadır. Sokağın enflasyonun ile resmi enflasyon arasındaki tartışmada buradan kaynaklanmakta. Sepetteki bazı ürünlerin fiyatı çok artarken, bazıları kısmen, bazıları ise ya çok az artmakta ya da hiç artmamaktadır. Bu durum genel artış ortalamayı doğal olarak aşağı çekmekte. Yani sepete zorunlu olmayan ve çok tüketilmeyen ürünler eklendikçe sepetteki ürünlerin fiyat artış farkı artmakta, buna bağlı olarak da zorunlu harcamaların gerçek fiyat farkı resmi göstergelerde olmasında daha az gösterilmektedir. Yani sokağın fiyatı ile Türkiye istatistik kurumunun (tüik) fiyatı farklılaşmaktadır.

Tüik tarafından açıklanan 2020 enflasyon verisine göre tüketici fiyatları % 14,60, üretici fiyatları ise % 25,15 artmış. Unutmadan şunu da belirtmekte fayda var. Enflasyon bir sonuçtur. Piyasadaki dengesizlik ve tıkanmanın yarattığı bir sonuç. Bu sonuç ekonominin genelini etkileyen bir sonuçtur.

Enflasyon sepetinde yer alan ürünlerden tüketim ürünlerini kapsayan mal grubunun (gıda ve alkolsüz içecekler) ağırlığı % 22,77, ulaştırma hizmetlerinin ağırlığı %21,12, konut sektörünün ağırlığı ise % 9,59'dur. Buna göre temel gıda tüketimi, ulaştırma ve konutun sepet içerisindeki ağırlığı % 52,73'tür. İşte sokaktaki vatandaşın yüzleştiği fiyat farkı bu üç harcama kaleminde gerçekleşiyor. Diğer kalemler ise bu rakamları aşağı çekmektedir ki tartışmanın kaynağı da burasıdır. Yani çok fazla tüketilmeyen ürünlerin de sepete dahil edilmesi ve enflasyonu olması gerekenin altına çekmesi.

Son olarakta şuna değinmek gerekir. Temmuz 2018 de Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçildi. 2018 Ağustos ayından bu yana gıda ve alkolsüz içeceklerde (mutfak ürünleri ) yaşanan toplam enflasyon % 47,37. Yani son 2,5 yılda gıda maddelerinde yaklaşık %50 daha fazla pahalı. Konutta bu oran % 32, ulaştırmada %34, sağlıkta ise %40 düzeyinde. Yani Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçildiği tarihten bu yana aradan geçen 2,5 yılda halkın alım gücü sürekli düşmekte. Yani Türkiye'de halk giderek daha artan bir enflasyonla karşı karşıya. Bu durum temel tüketimi oluşturan gıda maddelerinde , ulaşımı ve konutta daha yüksek bedel ödemekte. Unutmayınız ki enflasyon tüm halkı etkileyen gizli bir vergidir.

Bilgiyle kalın.

Hüseyin Çakmak



253 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

NEDEN DEVA PARTİSİ ? - 19/12/2020
Türk siyaseti kendi içinde açmazları olan bir zeminde gelişmektedir. Bu açmazlar çoğu zaman kendi içerisinde tıkanmayı da beraberinde getirmektedir. Bu durum siyasal düzlemde fikirsel çatışmalarında nedenini oluşturmaktadır.